REHBERLİK    

 

 

                                               Kendini Gerçekleştiren İnsan

              

“Kendini gerçekleştirme” kavramı ilk kez Maslow tarafından kullanılmıştır. Maslow, insanın değerli, kendine özgü ve iyiye yönelik bir özbene sahip olduğuna inanmaktadır. Maslow’a göre fizyolojik, güvenlik, sevme sevilme, bir gruba ait olma, statü kazanma gibi temel gereksinimleri karşılanan insan sonunda kendisi olabilecektir, yani kendini gerçekleştirebilecektir. Maslow’un kendini gerçekleştiren insanların özelliklerine ilişkin belirlediği niteliklerden bazıları aşağıda sıralanmıştır.

 

1.     Kendilerini, başkalarını ve doğayı olduğu gibi kabul ederler. Kuvvetli ve zayıf yönleriyle kendilerini ve başka insanların farklı duygu ve düşüncelerini hoşgörü ile karşılayıp oldukları gibi kabul ederler.

 

2.     Gerçeği olduğu gibi algılayıp, içinde bulundukları ortama kolay uyum sağlarlar. Eksik ve hatalardan aşırı düzeyde rahatsız olmazlar.

 

3.     Daha derin ilişki kurabilirler. Kendilerine güveni tam olan bu insanlar herkese karşı sevgi ve saygı duyarlar.

 

4.     Yaşamdan büyük zevk alırlar. Yapılacak işler onlar için birer “oyun” gibidir.

 

5.     Özerk bir yapıları vardır; çevrelerinden bağımsızdırlar. Düşünce ve davranışlarında özgürdürler: neyin doğru neyin yanlış olduğuna kendi özerk değerler sistemine uygun olarak karar verirler.

 

6.     Demokratik bir kişilik yapısına sahiptirler. Herkesten bir şeyler öğrenebileceklerine inanırlar.

 

7.     Doğal, içlerinden geldiği gibi davranırlar; yapmacık davranma gereği hissetmezler.

 

8.     Amaçlar ve araçlar arasında uygun ayırımı yapabilirler.

 

9.     Yalnız kalabilme gücüne sahiptirler.

 

10.   Güçlü bir mizah anlayışına sahiptirler. Ancak, yaptıkları espriler başkalarını küçültücü değildir.

 

 

Sayfa Başına Dön

 

 

 

                                               Sınav Kaygısı Neden Ortaya Çıkar?

Herkes başarılı olmak ister. Doğal olarak sizin çocuğunuz da başarılı olmak ister. Sınavlar, başarısız olma riski olan durumlardır. Sınav kaygısının temelinde bu düşünce vardır. Bunun yanında, en önemli kaygı nedenlerinden birisi de anne-baba ve öğretmen davranışlarıdır. Çocuğunuzdan beklediğiniz başarı düzeyi, çocuğunuza ders çalışması konusunda yaptığınız baskılar, sınavı kazanamayınca ne olacağı konusunda verdiğiniz olumsuz örnekler, çocuğunuzun kaygı yaşamasına ve başarısız olmasına neden olabilir. Eğer çocuğunuz yukarıda sayılan belirtilerden bir kaçını gösteriyorsa ve başarısı düşükse, bir uzmana başvurmanız yararlı olacaktır.

Kaygı Nasıl Ortaya Çıkar?

Yaşamımız süresince karşılaştığımız her durum için zihinsel şemalara sahibiz. Bu şemalara uymayan durumlarla karşılaştığımızda kaygı yaşarız.

Gerçekçi olmayan düşünce biçimlerine sahip olmak, her durumda olduğu gibi sınav karşısında da gücümüzü, kendimize olan güvenimizi azaltır. Bu durum da kaygıyı arttırır.

Kaygıya eğilimli ışık yapısı (mükemmeliyetçi, rekabetçi) ergenlik çağı özellikleri ile birleşince kaygı yoğunlaşır.

Sosyal çevrenin beklentileri ve baskısı üniversiteye hazırlanan öğrencileri bunaltır. Bu durum da kaygıyı ortaya çıkartır.

Bazı beslenme çeşitleri, kafeinli içecekler gibi, kaygıyı arttırabileceği gibi, bazıları da (vitamin içerenler) kaygının olumsuz etkilerini azaltır.

 

Kaygıyı Tetikleyen Durumlar

Anne babanın çok küçük yaştan başlayan yüksek başarı beklentisi, çocuğun hatalarını düzeltmek için sürekli eleştirmesi, yargılayıcı kelimeler kullanması, olumsuz sıfatlar takması çocuğun kendisine olan güvenini azaltır. Çocuk ona atfedilen sıfatları ve başarısızlıkları içselleştirir. Böylece, göstermiş olduğu çabanın bir anlamı kalmaz, sadece sonuçla ilgilenir.

Anne baba olarak beklentilerimizi sıfırlamak elbette mümkün değildir. Ancak beklentilerimizin sınırını, “neyi nereye kadar isteyeceğiz, çocuğumuzun sınırları nereye kadar?” gibi soruları kendimize sorarak, bu sorulara vereceğimiz cevaplar doğrultusunda belirleyebilmemiz önemlidir. Genellikle beklentilerimiz çocuğun yapabileceği sınırı aştığı durumlarda çocuk tepkisini yoğun kaygı duygusuna (özellikle sınav kaygısı) dönüştürerek gösterir.

Ayrıca yoğun kaygı yaşayan çocuklara baktığımızda anne babalarının da çocukla benzer şekilde yoğun kaygı ve endişe duygusu yaşadıkları görülmüştür. Çünkü kaygı bulaşır. Bu yüzden öncelikle kendimizi rahatlatabilmek, gerekirse bir uzmandan bu konuda destek almak önemlidir.

  • Sınava hazırlanan çocukları ve ailelerini kaygılandıran en önemli faktörlerden biri, konuların nasıl yetiştirileceği, eksiklerin nasıl tamamlanacağı, nelere öncelik verileceği, yapılan çalışmaların yeterli olup olmayacağı, deneme sınavlarında gösterilen performansın ne olacağı vb. sorular sonucunda oluşan “belirsizlik” duygusudur.
  • Çocuğunuzdan beklediğiniz başarı düzeyi, çocuğunuza ders çalışması konusunda yaptığınız baskılar, sınavlara çalışırken “Bu kadar çalışmakla başarılı olamazsın” gibi yaptığınız olumsuz yorumlar çocuğunuzun kaygısını arttırır.
  • “Acaba sınıfımı geçebilecek miyim?”, “Gelecekte nasıl bir yaşantım olacak?” vb. sorular sonucu oluşan “gelecek kaygısı” ise kaygıyı tetikleyen diğer bir önemli faktördür.
  • Çocuğunuzun elde ettiği ya da elde edemediği başarıyı tüm geleceğini belirleyecek, tek etmen olarak görüyor olması kaygıyı arttırır.
  • Kaygı düzeyini yükselten diğer bir etken, çocuk ve ailenin sınava ilişkin ürettikleri olumsuz düşünceler, sınavdan önce sınavın sonucuna ilişkin olumsuz tahmin yürütmeler, karşılaşılan herhangi bir güçlükten sonra sınavın başarılı geçmeyeceğine yönelik atıfta bulunmalarıdır.
  • Sınavın çocuk ve ailesi tarafından bir kişilik ölçümü olarak görülmesi, başkaları ile kıyaslama, sınavda yeterli başarı elde edilmezse “başkaları ne düşünür?”, “ya rezil olursak?” vb. anlamlar yüklenmesi ve çocuğun ‘başarılı olamazsam ailem beni sevmez’ düşüncesi kaygıyı yaratır.
  • Daha önce de üzerinde durduğumuz gibi çocuğun yeterince hazırlanmadığını bilerek sınava girmesi kaygı düzeyini yükseltecektir.
  • Mükemmeliyetçi, rekabetçi kişilik yapısı kaygıyı arttırır.
  • Öğrencinin başarılı olmayı hedeflerken, gösterdiği çabayı yeterli bulmaması ve kendine güvenmemesi kaygı yaratır.

UNUTMAYIN SİZ ÇOCUĞUNUZA  GÜVENMEZSENİZ ÇOCUĞUNUZDAN KENDİSİNE GÜVENMESİNİ BEKLEMEMELİSİNİZ VE ÇOCUĞUNUZUN BAŞARISINA İNANMAZSANIZ (ÜZGÜNÜM AMA) HAKLI ÇIKARSINIZ!!!

 

 

Sayfa Başına Dön