Herkes başarılı olmak ister. Doğal
olarak sizin çocuğunuz da başarılı olmak
ister. Sınavlar, başarısız olma riski
olan durumlardır. Sınav kaygısının
temelinde bu düşünce vardır. Bunun
yanında, en önemli kaygı nedenlerinden
birisi de anne-baba ve öğretmen
davranışlarıdır. Çocuğunuzdan
beklediğiniz başarı düzeyi, çocuğunuza
ders çalışması
konusunda
yaptığınız baskılar, sınavı
kazanamayınca ne olacağı konusunda
verdiğiniz olumsuz örnekler, çocuğunuzun
kaygı yaşamasına ve başarısız olmasına
neden olabilir. Eğer çocuğunuz yukarıda
sayılan belirtilerden bir kaçını
gösteriyorsa ve başarısı düşükse, bir
uzmana
başvurmanız
yararlı olacaktır.
Kaygı Nasıl Ortaya Çıkar?
Yaşamımız süresince karşılaştığımız her
durum için zihinsel şemalara sahibiz. Bu
şemalara uymayan durumlarla
karşılaştığımızda kaygı yaşarız.
Gerçekçi olmayan düşünce biçimlerine
sahip olmak, her durumda olduğu gibi
sınav karşısında da gücümüzü, kendimize
olan güvenimizi azaltır. Bu durum da
kaygıyı arttırır.
Kaygıya eğilimli ışık yapısı
(mükemmeliyetçi, rekabetçi) ergenlik
çağı özellikleri ile birleşince kaygı
yoğunlaşır.
Sosyal çevrenin beklentileri ve baskısı
üniversiteye hazırlanan öğrencileri
bunaltır. Bu durum da kaygıyı ortaya
çıkartır.
Bazı beslenme çeşitleri, kafeinli
içecekler gibi, kaygıyı arttırabileceği
gibi, bazıları da (vitamin içerenler)
kaygının olumsuz etkilerini azaltır.
Kaygıyı Tetikleyen Durumlar
Anne babanın çok küçük yaştan başlayan
yüksek başarı beklentisi, çocuğun
hatalarını düzeltmek için sürekli
eleştirmesi, yargılayıcı kelimeler
kullanması, olumsuz sıfatlar takması
çocuğun kendisine olan güvenini azaltır.
Çocuk ona atfedilen sıfatları ve
başarısızlıkları içselleştirir. Böylece,
göstermiş olduğu çabanın bir anlamı
kalmaz, sadece sonuçla ilgilenir.
Anne baba olarak beklentilerimizi
sıfırlamak elbette mümkün değildir.
Ancak beklentilerimizin sınırını, “neyi
nereye kadar isteyeceğiz, çocuğumuzun
sınırları nereye kadar?” gibi soruları
kendimize sorarak, bu sorulara
vereceğimiz cevaplar doğrultusunda
belirleyebilmemiz önemlidir. Genellikle
beklentilerimiz çocuğun yapabileceği
sınırı aştığı durumlarda çocuk tepkisini
yoğun kaygı duygusuna (özellikle sınav
kaygısı) dönüştürerek gösterir.
Ayrıca yoğun kaygı yaşayan çocuklara
baktığımızda anne babalarının da çocukla
benzer şekilde yoğun kaygı ve endişe
duygusu yaşadıkları görülmüştür. Çünkü
kaygı bulaşır. Bu yüzden öncelikle
kendimizi rahatlatabilmek, gerekirse bir
uzmandan bu konuda destek almak
önemlidir.
-
Sınava hazırlanan çocukları ve
ailelerini kaygılandıran en önemli
faktörlerden biri, konuların nasıl
yetiştirileceği, eksiklerin nasıl
tamamlanacağı, nelere öncelik
verileceği, yapılan çalışmaların
yeterli olup olmayacağı, deneme
sınavlarında gösterilen performansın
ne olacağı vb. sorular sonucunda
oluşan “belirsizlik” duygusudur.
-
Çocuğunuzdan beklediğiniz başarı
düzeyi, çocuğunuza ders çalışması
konusunda yaptığınız baskılar,
sınavlara çalışırken “Bu kadar
çalışmakla başarılı olamazsın” gibi
yaptığınız olumsuz yorumlar
çocuğunuzun kaygısını arttırır.
-
“Acaba sınıfımı geçebilecek miyim?”,
“Gelecekte nasıl bir yaşantım
olacak?” vb. sorular sonucu oluşan
“gelecek kaygısı” ise kaygıyı
tetikleyen diğer bir önemli
faktördür.
-
Çocuğunuzun elde ettiği ya da elde
edemediği başarıyı tüm geleceğini
belirleyecek, tek etmen olarak
görüyor olması kaygıyı arttırır.
-
Kaygı düzeyini yükselten diğer bir
etken, çocuk ve ailenin sınava
ilişkin ürettikleri olumsuz
düşünceler, sınavdan önce sınavın
sonucuna ilişkin olumsuz tahmin
yürütmeler, karşılaşılan herhangi
bir güçlükten sonra sınavın başarılı
geçmeyeceğine yönelik atıfta
bulunmalarıdır.
-
Sınavın çocuk ve ailesi tarafından
bir kişilik ölçümü olarak görülmesi,
başkaları ile kıyaslama, sınavda
yeterli başarı elde edilmezse
“başkaları ne düşünür?”, “ya rezil
olursak?” vb. anlamlar yüklenmesi ve
çocuğun ‘başarılı olamazsam ailem
beni sevmez’ düşüncesi kaygıyı
yaratır.
-
Daha önce de üzerinde durduğumuz
gibi çocuğun yeterince
hazırlanmadığını bilerek sınava
girmesi kaygı düzeyini
yükseltecektir.
-
Mükemmeliyetçi, rekabetçi kişilik
yapısı kaygıyı arttırır.
-
Öğrencinin başarılı olmayı
hedeflerken, gösterdiği çabayı
yeterli bulmaması ve kendine
güvenmemesi kaygı yaratır.
UNUTMAYIN SİZ ÇOCUĞUNUZA GÜVENMEZSENİZ
ÇOCUĞUNUZDAN KENDİSİNE GÜVENMESİNİ
BEKLEMEMELİSİNİZ VE ÇOCUĞUNUZUN
BAŞARISINA İNANMAZSANIZ (ÜZGÜNÜM AMA)
HAKLI ÇIKARSINIZ!!!